Telefon Dinlemesi Asli Delil Sayılamaz

bunu

Doğruhaber Gazetesi dogruhabergazetesi.com

Bir kişi hakkında yapılan telefon dinleme kaydının asli delil olamayacağını belirten Avukat İlhami Sayan, yargıtayın da kararının bu görüşte olduğu fakat yerel mahkemelerin hâlâ telefon kayıtlarını asli delil sayarak hukuku ihlal ettiklerini söyledi. İşte, telefon dinlemeleriyle ilgili bilmediklerimiz


Son yıllarda polis tarafından yapılan herhangi bir operasyon kapsamında gözaltına alınan bir kişinin polis sorgusunda sorulan soruların büyük bir kısmını telefon görüşmeleri oluşturuyor. Yargıtay “telefon kayıtları asli delil olamaz” derken yerel mahkemeler ise hâlâ telefon görüşmelerini asli delil olarak sayıyor. Peki, telefon dinlemelerinin yasal dayanağı nedir, polis bir şahsın telefonunu ne kadar bir süre dinleyebilir, dilenme kapsamında aile görüşmeleri de kayıtlara eklenmişse bu durum özel hayatın ihlali değil midir? Akıllara takılan daha birçok soruyu avukat İlhami Sayan ile konuştuk. Telefon kayıtlarının asli delil sayılamayacağını belirten Avukat Sayan, birinci dereceden aile fertleriyle yapılan konuşmaların dosyaya konulamayacağını ifade etti.
ORTAM DİNLEMESİ POLİSİN YORUMUDUR
Telefon dinlemelerinin yasal dayanağı ve kapsamı nedir?
Telefon dinlemelerinin yasal dayanağı CMK 135’inci madde. Maddeye göre bir kişi şüpheli veya sanık olursa onun hakkında başkaca bir delil elde etme imkanı yoksa ve yargılandığı suç kanunla belirlenmiş suçlar çerçevesindeyse, bu durumda kişi aleyhine hakimden karar almak şartıyla çok acele durumda da savcının yazılı emriyle, hemen akabinde hakimden onay almak şartıyla kişinin telefonları ve iletişimi dinlenebilir. Sadece telefonda değil internet yazışmaları ve ortam dinlemesi de buna dâhildir. Fakat burada ortam dinlemesinin yorumu polise ait bir yorum. Biz hukuçular olarak ortam dinlemesinin birebir iletişim olmadığı gerekçesiyle kimin o ortama geleceği belli olmayacağından dolayı bu dinleme kısmına dâhil edilemeyeceği düşüncesindeyiz. Ama polis diyor ki buna ortam dinlemesi de dâhil.
ÖRGÜTLÜ SUÇLARDA SINIR YOK
Bir kişi ne kadar bir süre dinlenebilir. Bu dinlemenin sınırı nedir?
Dinlemenin normal süresi 3 aydır. İlk üç aydan sonra da birer ay olarak dinleme süresi bir yıla kadar uzatılabiliyor. Ancak belli suçlarda özellikle örgütlü suçlarda bunun bir sınırı yok. Birer ay arayla uzatmak şartıyla sonsuza kadar uzatabilirsiniz. Bu durum da eşitlik ilkesine aykırı bir durumdur ve hukuki değildir. Çünkü belli suçlar için bir yıldan fazla telefon dinlemesini yapamazken bir kısım suçlar için herhangi bir sınır tanımıyorsunuz.
Telefon dinleme kayıtlarında suç unsuru olabilecek bilginin sınırı nedir, polis her aklına esen telefon görüşme kaydını dosyaya ekleyebilir mi?
Telefon görüşmelerini eskiden polis dinliyordu ama artık polis dinlemiyor. Şu anda dinlemeleri Türkiye İletişim Başkanlığı (TİB) denilen kurum dinliyor. İstenilen kayıtlar buradan polise gönderiliyor. TİB polise, telefon görüşmelerinin tamamını gönderiyor. Polis de bu görüşme dökümlerinden suç teşkil eden yerleri ayıklıyor. Tabi suç unsuru olabilecek şeyler var telefon görüşmeleri için. İnsan kaçakçılığı, işkence, uyuşturucu, sahtecilik, örgüt kurma, ihaleye fesat karıştırma, karapara aklama, devlete karşı işlenin suçlar vb suçlar dinleme çerçevesinde suçlardır. Ama bir kişi telefonda polise hakaret etse bu dinleme gerekçesi olmuyor.
AİLE GÖRÜŞMELERİ ÖZEL HAYATIN İHLALİDİR
Gözaltına alınan bir kişinin dosyasına ailesi ile yaptığı telefon görüşme kayıtları konulabilir mi? Eğer, konuyorsa bu özel hayatın ihlali sayılmaz mı?
Eğer polis sorguda telefon dökümlerinden aile ile ilgili bir bilgi eklemişse bu özel hayatın ihlali demektir. Ayrıca kanunda birinci derecede akrabalar ile ilgili dinleme yapılamaz diyor. Yapılmışsa dahi ve sonradan dinlenilen kişinin akraba olduğu anlaşılmışsa bu durumda derhal bu görüşmeler dosyadan çıkarılması gerekiyor. Ama maalesef bu uygulamada çıkarılmıyor. Hatta telefonu dinlenen her iki akraba sanık olsa bile bu telefon görüşmelerinin dosyadan çıkarılması gerekiyor.
TELEFON GÖRÜŞMELERİ ASLİ DELİL OLAMAZ
Telefon kayıtları bir kişiyi suçlamak için asli delil sayılabilir mi?
Türkiye’de telefon kayıtları -kültürel yapısını göz önünde bulundurduğunuz zaman- kesinlikle delil olma vasfının yüzde onundan fazlasını teşkil etmemelidir. Zaten Yargıtay da birçok dosyada telefon görüşmelerinin asli delil olamayacağı tali deliller olduğunu söylemiştir. Ayrıca telefonun belirti delili olabileceğini söylüyor ve bunu böyle kabul ediyor. Ama yerel mahkemeler telefon kayıtlarını asli delil olarak kabul ediyor. Bu da hukuka aykırı bir durumdur.
Ayrıca Türkiye’de teknolojiye bir tapma durumu söz konusu. Teknoloji Türkiye’ye çok sonra geldiği için teknoloji çok önemseniyor. Yani bir insanla ilgili bir telefon kaydının bulunması sanki kesin bir delilmiş gibi algılanıyor. Hâlbuki bu toplumda ciddi bir sözlü kültür geleneği var. Devlet bu sözlü kültürü almamış olduğu için sözün bir kısmına çok itibar ediyor. Hâlbuki kişi telefonda kendini gerçeğe aykırı bir şekilde övebilir, kasten yalan söylemiş olabilir, gerçeğe aykırı beyanlar yapmış olabilir, şaka yapmış olabilir bunların hepsi o şahsın kültürel yapısını bilme ve o şahsı birebir dinlemekle olabilir. Ama mahkemeler konuşmayı dinlemiyor, polis önüne koyduğu yazılı şekilde ve yorumladığı şekilde elindeki telefon dökümlerini sanığa soruyor. Hatta bazen polisler daha da ileri giderek konuşmaların bazı kısımlarını siyah ve büyük bir şekilde yazıyorlar. Hiç kimsenin buna hakkı yok. Burada polis açıkça mahkemeyi yönlendirmeye çalışıyor ve akıl vermeye çalışıyor demektir.
İbrahim Toprak / İstanbul

Doğruhaber Gazetesi 
Kaynak: dogruhabergazetesi.com

Yorum Yaz